Humanist Worldview platformu olarak toplumsal problemleri ve dezavantajlı grupları ele almayı hedefliyoruz. Bu bağlamda ergenlik çağından orta yaş grubuna kadar birçok kişinin maruz kaldığı flört şiddetini Uzman Klinik Psikolog Elif Nur Yazıcı ile konuştuk. Flört şiddeti ve sebeplerini, ergenlik dönemi için yıkıcı etkilerini, maruz kalındığı taktirde neler yapılabileceğinden bahsettik.

Flört şiddeti ve sonuçları

Elif Nur Yazıcı Bilkent Üniversitesi Psikoloji Psikoloji Lisansını tamamlamış ardından Bilgi Üniversitesi’nde klinik psikoloji dalında yüksek lisans yapmıştır. Yazıcı, İstanbul Üniversitesi Cerrah Paşa’da Adli Tıp ve Adli Bilimler alanında romantik ilişkilerde yaşanan flört şiddeti üzerine doktora çalışması yapmakta.

Flört şiddeti kavramı günümüzde sıkça gündeme gelen bir kavram olmakla birlikte çok önemli bir konudur. Ergenlik döneminde yaşanan birliktelikler flört şiddetinin etkisiyle kişinin geleceğinde kuracağı romantik ilişkileri olumsuz etkiler.

Elif Nur Yazıcı, flört şiddeti kavramının son yirmi yıldır konuşulduğunu söylerken; “Bu konudaki araştırmalar ise son on yılda artış göstermiş durumda. Ülkemizde de ilginin arttığı bir konu. Tabii biraz geç kalınmış ilgi. Fakat yeni yenide olsa bunun üzerine çalışmaların yapılıyor olması çok faydalı. Aslında flört dediğimiz ilişki iki kişinin birbirini tanımak için geçirdiği süreyi ifade ediyor. Bu süre içerisinde kişiler duygusal, fiziksel ya da cinsel olarak yakınlaşmalar gerçekleştirebiliyorlar. Bu süreç sonrasında bazen ayrılıkla bazen resmi bir ilişkiye girmek gibi devam edebiliyor.” dedi.

Kontrol çabası ile zarar verme flört şiddetidir

Şiddet konusunda yapılan eski çalışmalarda aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddete daha fazla odaklanıldığını söyleyen Yazıcı, “Flört dönemindeki şiddet daha yakın zamanda ele alınmaya başlandı. Yakın partner şiddeti dediğimiz bir tanım daha var. Flört şiddeti yakın partner şiddetinin bir alt başlığı şeklinde görülebiliyor. Yakın partner şiddeti evlilik içinde ya da evlilik dışında olan bütün ilişkileri kapsıyor. Flört şiddeti dediğimiz şey ise evlilik dışında, evlilik öncesinde gerçekleşen şiddet davranışlarıdır.” dedi.

Flört şiddetinin tanımını yapan Yazıcı, “Flört şiddeti partnerlerden birinin diğerini, güç kullanarak kontrol etme çabasıyla zarar verme davranışları anlamına gelir. Genel şiddet başlıklarının hepsi flört şiddetinde de bulunur. Fiziksel flört şiddeti, cinsel flört şiddeti, psikolojik-duygusal flört şiddeti, dijital flört şiddeti ve ısrarlı takip.” dedi.

Fiziksel saldırılar göz ardı edilmemeli

Flört şiddetinin türlerini ve sonuçlarına değinen Uzm. Klinik Psikolog Elif Nur Yazıcı, Fiziksel flört şiddetinin, partnerlerden birinin diğerine kaba kuvvet yoluyla güç kullanarak zarar vermesi olduğunu söyleyerek sözlerine devam etti. “Aklınıza gelebilecek her türlü fiziksel saldırı fiziksel şiddettir. Fiziksel flört şiddeti ağır yaralanma ve ölümle sonuçlanabiliyor. Kadına yönelik şiddet kavramından farklı olarak flört şiddetinde hem kadın hem erkek şiddet mağduru olabilir. Fiziksel flört şiddetiyle ilgili baktığımız zaman, kadınlar daha ağır yaralanma ile sonuçlanan fiziksel şiddete maruz kalırken erkekler daha hafif adlandırabileceğimiz fiziksel saldırı davranışlarıyla karşılaşabilirler.”

Ergenlik döneminde flört şiddetini kabullenmede güçlük çekilebiliyor

Cinsel flört şiddetini ergenlik dönemindeki bireylerin kabullenmesinin ve anlamalarının zor olabildiğinin altını çizen Yazıcı, “Cinsel flört şiddeti partnerin diğer partnere cinsel açıdan zarar verecek, istemediği cinsel davranışlarda bulunmasıdır. Başta cinsel ilişkiye zorlamak, ilişki dışında cinsel faaliyetlerde psikolojik şiddet uygulamak ya da kişinin izni olmadan bu eylemleri gerçekleştirmektir. Cinsel içerikli fotoğraf ve video gibi materyallerle tehdit etmek gibi davranışlarda buna dahildir. Cinsel flört şiddetinin istenmeyen gebelikler, bulaşıcı hastalıklar, fiziksel yaralanma ve tabii ki psikolojik olarak oldukça ağır sonuçları olabilir. Ergenlik dönemindeki kişiler cinsel birlikteliği isteyip istemediklerini ilişkiye zorlanıp zorlanmadıklarını anlamakta güçlük çekebilirler. Bunu şiddet olarak algılamayabiliyorlar.” dedi.

Depresyon, kaygı bozukluğu, uyku ve yeme bozukluğu gibi sonuçları var

Yazıcı, Psikolojik flört şiddetinin kapsamını anlatarak sözlerine, “Fiziksel olmayan sözel olan eylemlerdir. Kişiyi psikolojik açıdan zarara uğratır. Örneğin alay etmek, hakaret etmek, lakap takmak. Kişiyi kısıtlamak, engellemek, sosyal arkadaşlık ilişkilerini, aile ilişkilerini engellemek gibi birçok durumu kapsıyor. Psikolojik şiddet diğer şiddet türlerinden çok daha fazla yaygın. Yüzde 75 ile %90 arasında oranlar bildiriliyor çalışmalarda. Diğer şiddet türlerinden farkı hem kadınlar hem erkek erkekler maruz kalabiliyorlar. Çoğu zaman bu durum ilişkinin normal seyriyle karıştırılabiliyor. Psikolojik şiddete maruz kalındığını anlamak biraz daha zor. Psikolojik şiddetin sonuçları kişinin depresyon, kaygı, yeme-uyku bozuklukları ve somatik şikayetlerine sebep olabiliyor.” diye devam etti.

Tehdit unsuru dijital flört şiddetinde sık rastlanıyor

Günümüzde teknolojik araç ve gereçlerin gelişimi ile dijital çağda flört şiddetinin yoğunlukta olduğu bir dönemdeyiz. Flört şiddetinin bir diğer türü olan dijital flört şiddetini Yazıcı şöyle aktarıyor: “Dijital flört şiddeti ise daha çok teknolojik imkanlarla; telefon, sms, sosyal medya aracılığıyla kişiyi rahatsız eden ve zarar veren davranışlar. Israrlı şekilde aramak, kişiyi sürekli takip etmek, konum istemek. Sosyal medya şifrelerini istemek ya da sosyal medya aracılığıyla tehdit etmek gibi davranışlardır. ‘Benden ayrılırsan fotoğraflarını paylaşırım’ gibi tehdit ve korku yaratan partneri kontrol etmeye çalışan davranışlar dijital flört şiddeti kapsamındadır.”

Israrlı takip kişide rahatsızlık uyandıran boyuttaysa bu da diğer şiddet türleri gibi flört şiddetinin bir diğer başlığı olarak ele alınır. Yazıcı bu konu hakkında, “Israrlı takip de partnerlerin birlikte olmasına gerek yok. Kişiden hoşlanan, beğenen biride bunu gerçekleştirebiliyor. Hem sanal hem de fiziksel ortamlarda rahatsız edebilecek davranışlar sergilenebiliyor.” dedi.

Aile içindeki ihmal ve istismar gelecekteki ilişkileri etkiliyor

Çocukluk çağındaki travmaların flört şiddetine etkileri konusunda araştırmasını yürüten Yazıcı, “Çocukluk çağı travmaları başlığı altında çok çeşitli travmalar olabilir. Bunlar çocuğun kendi geçirdiği rahatsızlıklar olabilir, ebeveyn kaybı olabilir. Bizlerin çoğunlukla bahsettiği çocukluk çağı istismarı ve ihmali. Çocuğun aile içinde ebeveynleri tarafından fiziksel, cinsel, duygusal yönden istismar edilmesi ya da ihmal edilmesi durumunda ortaya çıkan psikolojik sonuçları vardır. Çocuğun gelecekteki yaşamına ve ilerde kurduğu ilişkilerine maalesefki etki eder. Sosyal öğrenme kuramıyla açıklanan bir durum bu. Çocuk aile içerisinde istenmeyen bir şey yaptığında ya da bir şey istediğinde bunun şiddetle gerçekleştirildiğini daha çok model alarak ve normalleştirerek öğreniyor. Sağlıklı iletişim kurmayı isteklerini ifade etmeyi öğrenemediği için ilerleyen dönemlerde romantik ilişkilerine öğrendiği şiddet dilini taşıyor.” dedi.

Aile tarafından destekleniyor olmak önemli 

Yazıcı, ailenin tutumlarının ergenlik döneminde flört şiddeti yaşamada çok büyük etkisi olduğuna değinerek; “Aileden destek alan ve ailesinin kontrolünü baskın şekilde görmeden yetişen ergenler ve gençler flört ilişkilerinde de şiddeti daha az tolere ediyorlar. Şiddete daha çok maruz kalan gençler kendi ailesinden de yeterince destek görmeyen gençler oluyor.” dedi.

Ergenlik döneminde flört eden çocuklara ailelerinin maksimum anlayış ve samimiyetle iletişim kurmaları gerektiğini söyleyen Yazıcı, “Aileler her şeyden önce ön yargısız olmalılar. Gençlik döneminde parmak gösteren ve nasihat eden ebeveynlik modeli işlemiyor. Bu konuda ailenin çocuğu açık yüreklilikle, samimiyetle dinleyebilmesi gerekiyor. Ayrılacaksın, görüşmeyeceksin gibi katı kurallar koyulduğu zaman ergen yine bir taraftan kendi bildiğini okumaya devam ediyor. Romantik bir ilişki söz konusu olduğu için duygusal tarafı unutmamak gerekiyor. Kişi karşısındakini sevdiğine inanıyor ve onunda kendisini sevdiğini düşünüyor. Dolayısıyla şiddet düzeyini algılamakta zorlanabilir. Burada önemli olan ailenin çocuğunu dinlemesi ve ilişkilerdeki saygının altını çizmesi. Ergenin ve gençlerin farkındalığını yükseltecek yaklaşımlar sergilemek çok daha önemli.” dedi.

Kendi isteğinizlemi kendinize sorun

Flört şiddeti mağdurları sosyal çevreleri tarafından ısrarla uyarılsalarda kişiler uygulanan şiddeti farketmiyor bunu normalize ediyor olabilirler. Bireyin flört şiddetini fark edebilmesi için neler yapması gerektiğini Yazıcı, ayrıntılı şekilde aktarıyor; “Kişilerin davranışlarının kontrol edilip edilmediğini değerlendirmeleri gerekiyor. Bunu ben ne kadar kendi isteğimle yapıyorum? Ne kadar onun benden ayrılmasından korktuğum için yapıyorum ? Ya da onunla birlikte olmaya devam etmek için yapıyorum, yani tolere ediyorum. Bu farka bakmaları gerekiyor. Aynı şekilde karşı tarafa kendisi olduğu için ne kadar saygı gösteriyorum diye düşünmesi gerekir. Kişi ilişki içerisinde hem mağdur hem de şiddeti uygulayan kişi olabiliyor. Dolayısıyla karşı tarafın kişilik özelliklerine bireyselliğine ne kadar saygı gösteriyorum? İstediğim için mi, psikolojik baskı altında olduğum için mi yapıyorum? Bu sorulara yanıt arayabilirler.”

Kişilerin yaşanana flört şiddetini güvendikleri yakın çevresinden kişilere anlatmaları oldukça önemli. Gerekli olduğu taktirde flört şiddetinin iki kişi arasında çözülemeyen problemi için bunun önemli olduğuna değinen Yazıcı, bu konu hakkında; “Romantik ilişkilerde yaşanan flört şiddeti genellikle özel olarak algılandığı için gizli tutulmaya çalışılır, paylaşılmaz. Böyle durumlarda paylaşmaya açık olmaları gerekiyor. Güvendikleri bir yakınlarına, arkadaşlarına.” dedi.

Değişeceğine inanarak ilişkilerine devam ediyorlar

Flört döneminde şiddete maruz kalan bireylerin ilişkilerini ısrarla devam ettiriyor olmasının hem kişisel hemde toplumsal faktörleri olduğunu söyleyen Yazıcı, “Her şeyden önce sevgi ilk neden olarak ön plana çıkıyor. ‘Ben onu seviyorum o da beni seviyor’ gibi. Sevgi aslında tek başına gelmiyor. Cevaplardan bir diğeri de ‘Biliyorum, değişeceğine inanıyorum. Kısa süreli bir ilişkiyse biraz daha birbirlerini tanıyınca, resmi bir ilişkiye dönüşünce değişeceği inancıyla devam edilebiliyorlar. Bunun dışında ergenlik döneminde sevgilisi olmak önemli bir şey haline geliyor. Gençler yalnız kalmak istemediklerinde sevgilisi olmasını bir statü olarak gördüğü için bu ilişkide kalmayı sürdürebiliyorlar. Yine kişinin kendisini sevilmez ve değersiz bulduğu yanlış inançlar ile ilişkideki şiddeti tolere ediyorlar” dedi.

Elif Nur Yazıcı, toplumsal açıdan toplumsal cinsiyet algılarının flört şiddetinde çok önemli bir nokta olduğuna değindi. “Geleneksel erkeklik algısında erkeğin kadın üzerinde bir hakimiyeti olması gerektiği, kadının boyun eğmesi itaat etmesi gerektiğine dair bir inanç söz konusu. Çalışmalarda geleneksel cinsiyet algısına sahip erkeklerin şiddeti daha kabul edilebilir görüyor. Yine aynı şekilde kadınlarında şiddeti daha kabul edilebilir gördükleri ortaya çıkıyor. Dolayısıyla kadın ‘erkektir yapar’ gibi kabullenişlerle ilişkiye devam ediyor olabilir.” diye devam etti.

Yazıcı, bazı kişilerin ise diğerlerinin aksine korku faktörü ile ayrılmanın daha kötü sonuçlar doğurabileceği düşüncesi ile ilişkiye devam ettiklerini söylüyor.

Öz şefkat çok büyük bir motivasyon kaynağı

Flört şiddeti mağdurlarının süreç sonrasında yapması gerekenleri ayrıntılı anlatan Yazıcı, “Her türlü şiddetin hem fiziksel hem de psikolojik sonuçları vardır. Öz saygıya baktığımız zaman ben dinamik bir yapı olduğunu düşünüyorum. Bazen olması gerektiği seviyede olurken bazende düşebiliyor. Düştüğü zamanda bunu geliştirebiliriz. Burada kişilerin aslında böyle bir partnerden ayrıldıysa partnerle uğraşmayı bırakmalı. Zaten onu düzeltme çabasıyla ilişki içindeydi. ‘Bana bunu neden yaptı’ kısımlarını durdurmak zorunda. Kendisine dönüp kendi gerçeğiyle yüzleşmesi lazım. Kendisini daha iyi tanıması lazım. Kendisiyle ilgili olumlu bir algıyı beslemesi gerekiyor. Ben hangi konularda iyiyim, nelerde yetenekliyim ? Bunlar çok büyük şeyler olmak zorunda değil çok küçük becerilerimizide takdir etmemiz gerekiyor. Burada bizim öz şefkat dediğimiz bir kavram var. İnsan kendine de acımasızca yaklaşmamalı. Akılcı ve sağlıkçı ilişkiler kurmayı nasıl öğrenebilir, bunları düşünmesi gerekiyor.” dedi.

Güvensiz bağlanma şiddeti ortaya çıkartabiliyor

Partnerine flört şiddetinde bulunan kişilerin bunu neden yaptıklarını sorduğum Yazıcı, “Kıskançlık sebep olarak çok fazla ön plana çıkıyor. Kıskançlıkta ilişkide sahiplenici gibi algılanabiliyor. Erkeklerde de kadınlarda da görülebiliyor. Bunun dışında aslında bağlanmayla ilgili sorunlar karşımıza çok sık gelebiliyor. Güvensiz bağlanma dediğimiz bağlanma türü romantik ilişkide iki şekilde karşımıza çıkıyor. Kaygılı bağlanan kişiler partneri tarafından terk edilme korkusunu çok fazla duyarlar. Aynı şekilde kaygılı bir şekilde partnerleriyle yakınlık kurmaya çalışırlar. En ufak uzaklaşmayı terke dilme olarak algılayabilirler. Şiddet gösteren kişiler partnerinin ondan ayrılacağı korkusuna kapılınca şiddet göstererek ilişkiyi kontrol etmeye çalışıyorlar.” dedi.

Bir diğer güvensiz bağlanma türü olan kaçından bağlanmayı Yazıcı şöyle anlatıyor: “Kaçıngan bağlanmada ise bu kişiler zaten bağ kurmakta zorlanan ilişkiye gerekli yatırımı yapmakta zorlanan kişiler. Ama bir yandan da bir tarafları ilişkide kalmak istiyor. Çünkü sevgiye, sevilmeye, onay görmeye ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçlarını kabul etmeyen insanlardır bunlar. Kaçıngan bağlanan bireyler partnerinin ona yaklaştığını hissettiklerinde duygusal bağı daha çok hissettiklerinde mesafe almaya çalışırlar. O mesafeyi de yine maalesefki şiddet uygulayarak gerçekleştiriyorlar.”

Flört şiddeti konusunda farkındalığımızı yükseltmeliyiz

Uzman Klinik Psikolog Elif Nur Yazıcı, son olarak önerilerini bizimle paylaştı; “Bu konu yeni yeni üzerine durulmaya başlanan bir konu özellikle ergenlik dönemi ile ilgili. Günümüzde baktığımız zaman artık 14-15 yaşlarında romantik ilişkiler başlıyor. Üniversite zamanları 20 li yaşlarda daha fazla artıyor. Bu konuda gençlerin bilgilendirilmeye ihtiyaçları var. Bir taraftan deneyim yaşamaya çalışıyorlar diğer tarafta sonrası için güvensizlikler oluşabiliyor. Bu konuda bilgilendirici çalışmalar Türkiye’de de artıyor. Onun dışında bizlerinde aslında farkında olmamız gerekiyor. Bizlerde romantik ilişki yaşayan partneri tarafından şiddet mağduru olduğunu gördüğümüz çevremizdeki yakınlarımıza farkındalık oluşturmak gerekiyor. Bireysel olarak çevremizdeki kişilerin bu konuda bilinç kazanmasını sağlamamız gerekiyor.” dedi.

Röportajımızın sonuna gelirken, çevrenizde flört şiddetine uğrayan bireyler olup olmadığını düşünmenizi, onlar için neler yapabileceğini düşünmenizi istiyorum. Kişi dünyaya geldiği andan itibaren birey olmanın kimlik kazanmanın yolunda yürümeye başlar. Romantik ilişkilerde partnerleriniz bu yolculukta manevi destekçileriniz olmalıdır. Partnerler birbirlerini sınırlandırmak yerine alan tanımalı, eleştirmek yerine empati kurmalıdır. Yasaklamak yerine saygı göstermeli ve bu doğrultuda birlikteliklerini devam ettirmelidirler. Benliğinize, kararlarınıza saygı gösterilmediği taktirde birlikteliğinizde neleri neden tercih ettiğinizi gözden geçirmenizde fayda var. Ne koşullarda ne gerekçelerle kabullendiğinizi göz artı etmeyin. Flört şiddetine uğradığınız taktirde büyük küçük demeden bunu en yakınınızdakilerle paylaşmayı sakın unutmayın. Farkındalığımızın yüksek olması hayatımızı hem bedenen hem ruhen kurtarıyor, unutmayın.

Uzman Klinik Psikolog Elif Nur Yazıcı’ya platformuma yapmış olduğu katkılar adına çok teşekkür ediyorum. Böyle önemli bir konuyu platformumda dile getirmemde yardımcı olduğu için minnettarım. Mesleki hayatında başarılarını temenni ediyorum.